Türk Demir Sanatı

İnsanlık tarihinde de Türk tarihinde de demircilerin toplumdaki yeri özeldir.Mesleğin piri Davut peygamberdir. Demirci çoğu kez bilge ve yol gösterici olarak karşımıza çıkar tarih sayfalarında.

Demirciliğin öyküsü medeniyetin öyküsüdür . Medeniyet bir demirci ustasının elindeki çekiç darbeleriyle şekillendi.  Çelik  oldu adalet için, keskin kılıç oldu, orak oldu bir çifçinin elinde arpa oldu buğday oldu ve dağı eritti bir usta hürriyete destan oldu.

Selçuklu ve Osmanlı dönemleri eşsiz örnekleriyle Türk demir sanatının zirve dönemleridir

Ancak Osmanlının son, Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki öncelikli ihtiyaçlar bu alandaki sanatsal çalışmaların geri planda kalmasına sebep oldu.  Az sayıda sanatkarın ısrarıyla Türk mimarisinin vazgeçilmez unsurlarından biri oldu tekrar.

Dekoratif demircilik ya da güncel tanımla Ferforje; demirciliğin en zor branşlarından biridir. Her meslekte olduğu gibi bu mesleği de icra edebilmek  için demirciliğin tüm alanlarında ustalık, belirgin bir tarz, tasarım kabiliyeti ve esnaflık terbiyesi gibi önemli kriterlere sahip olmanız gerekmektedir.

Vurulan her çekiç   parmak izi gibidir,  her figürün bir anlamı olmalıdır tasarımınız yapının genel mimarisiyle ve kullanıcısının kişiliğiyle uyumlu olmalıdır.

İşte geçmişten günümüze kültür mirası olarak devraldığımız sanat eserleri bu kriterlerle üretilmiştir. Ancak bu kriterlerle üretilen eserler geleceğe miras bırakılabilinir.

Ben  sanat icra ediyorum mantığıyla hareket  ederek fahiş fiyatlar talep etmek veya fiyatını demirin kilosuyla orantılamak  uzun bir aradan sonra tekrar hayat bulan bu sanat alanını yok etmekten başka bir işe yaramaz

 

www.savfer.com

Yorum Yaz